Atmosferin Katmanlarının Hikayesi Nasıl Başladı?

Geçmişten bu yana atmosferin katmanları var diye kandırıldık mı? Yoksa bilimin gelişmesi için bu yanlışı doğru bir şekilde mi kullanmışlar? Atmosfer üzerine olan tartışmamız başlıyor… Ama önce bilimsel olarak katmanlar nelerdir öğrenelim ve sonra derine inelim.

Atmosferin Katmanları

Dünya atmosferi, farklı yoğunluklara ve sıcaklık değişimlerine sahip (5) beş soyut katmandan oluşur.

  1. Troposfer. Yani İklim Alanı. 0-12 km yükseklikte bulunur ve hava olaylarının gerçekleştiği en alt tabakadır.
  2. Stratosfer. Yani Ozon Tabakası. 12-50 km yer alır; burada ozon tabakası güneşin zararlı ışınlarını filtreler.
  3. Mezosfer. Yani Göktaşı Alanı. 50-85 km, göktaşlarının yandığı soğuk bölgedir.
  4. Termosfer. Yani Internet Alanı. 85-600 km; uzaydan gelen radyasyonu engelleyen, sıcaklığın aşırı yükseldiği bölgedir. Kutup ışıkları burada parıldar.
  5. Ekzosfer. Yani Uzay Çıkışı. 600 km ve üstü, atmosferin en dış katmanı olup uzaya geçiş bölgesi olarak kabul edilir.

Bu katmanlar arasında net sınırlar yoktur; sıcaklık, yoğunluk ve gaz bileşimi değiştikçe yumuşak geçişler oluşur.

Bilim, İnanç ve İnsanlık Üzerine Atmosferik Bir Yolculuk

Bilimin, inançların ve insanın gökyüzüne bakışının kesiştiği noktada bir sorgulama yapalım haydi: Bilim nereden ilham alır? Tabi ki insanların fikirlerinden. Çoğunlukla bilim, bireysel ve dinsel inançlara uzanan birtakım fikiriler ile başlar. Bugün matematik var ise geçmişte birine lazım olduğu içindir. Bir fikir ile başlayıp dünyaya yayılır her buluşta olduğu gibi. İşte atmosfer tabakaları fikri de aynen bu şekilde ortaya çıktı ve bilimsel olarak yerini aldı.

Atmosfer derken aslında tüm dünyada mavi gökyüzünü ve ötesini kastediyoruz. Baktığınız anda görünen bir tabaka yoktur. Hatta fiziksel olarak bir tabaka da yoktur. Katmanları tarif edenler bunu binlerce yıl önce yapmaya başladılar. Tıpkı onu da yeryüzü gibi toprak taş ve su gibi üst üste katmanlar gibi hayal ettiler. Ve hatta bunu inanç haline getirdiler. İlk insanlar gökyüzünü tanrılara ait bir alan olarak görürdü.

Sümerlerde gök tanrısı An, Mısırlılarda Nut adlı tanrı ve tanrıçalar gökyüzünü temsil ederdi. Gökyüzü, eskilerin gözünde yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda kutsal bir mekan idi.

Eski Medeniyetlerde Gökyüzü Anlayışı

Antik Yunan ve Hint Kozmolojisinde de benzer inançlar ile gök katmanlara ayrılır idi. Bu katmanlar genellikle bilinç seviyeleriyle ve ilahi boyutlarla ilişkilendirilir.

Orta Çağ ve Kozmolojisinde Orta Çağ’da İslam dünyası ve Avrupa’da gökyüzü yedi katmanlı olarak düşünülürdü. İslam alimleri de göğü katmanlı yapılarla açıklar, her bir katmanın fiziksel özelliklerini ve metafizik anlamlarını tartışır.

Kur’an’da Katmanlı Gök

Kur’an’da göğün yedi kat olduğu birçok ayette geçer. Bu ayetlerde geçen katmanlar insanların uzay hakkında bilgiler edinmesi için önemlidir.

  • “O, biri diğeriyle uyumlu yedi göğü yaratandır…” (Mülk, 3)
  • “Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yaratandır.” (Talak, 12)
  • “…. Allah, biri diğerinin üzerine yedi göğü yaratandır…. (Mülk, 3)

Yahudilik, Hristiyanlık ve Diğer İnançlarda Gök Katmanları

Yahudi mistisizmi Kabala’da göklerin yedi kat olduğu, her birinin farklı melekler ve ilahi güçlerle ilişkili olduğu kabul edilir. Hristiyanlıkta bu fikir apokrif metinlerde ve bazı erken dönem yazılarda yer bulur. Özellikle 2. yüzyıldan kalma “Yedi Göklerin Vahyi” gibi metinlerde, ruhun yükselişinde kat edilen göksel aşamalar anlatılır.

Sümerler de göğü üç ana katmana, ardından yedi ve dokuz aşamalı yapılara ayırdığı düşünlüyor. Bu anlayışlar kültürden kültüre farklılık gösterse de ortak bir sezgiyle göğün katmanlı olduğu fikrinde buluşurlar.

Gök hakkında söylenen sözlerin genel olarak evreni daha iyi anlamak için bir giriş bilgisi olduğunu düşünmekte beis yoktur.

Atmosfer Katmanları Fiziksel Değil

Katmanlar, bize evrenin bazen düzenli olduğunu hatırlatır. Bir yapı var, ama bu yapı somut bir “kat kat betonarme” değil. İşlevler, geçişler, yoğunluklar ile ilgili daha çok. Bir iş yerindeki mevkilerin durumu gibi soyut duruma benzetilebilir.

  • Patron
  • Müdür
  • İşçi

Bunları anlamak için biraz bilim ve düşünme gerekir. Dinlerin ve inançların göğü katmanlı anlatması, bilimi reddetmez. Bilime yön verir. Tıpkı bir pusula gibi. İnsan, insanın kılavuzudur.

Ben katmanları fiziksel değil ama işlevsel kabul ediyorum. Çünkü bilimle uyuşan da budur. Ama aynı zamanda, bu işlevsel katmanları anlamaya çalışırken, geçmişin dinsel fikirlerine de kulak vermek gerektiğini gösteriyor. Geçmişten ilham alıyoruz. Atmosfer çok katlı bir yapı değil yer ve uzay arasında bir gaz alanıdır özetle. Havalar ne olursa olsun sizin havanız hep neşeli olsun…

Esen kalın.

Yorum yapın