IconSosyal Medya Bizi Yönetiyor mu?IconGoogle Hesap SilmeIconSosyal Medya Olmadan Aile içi İlişkilerIconBir İlişkiye Başlarken Aklınızda BulunsunIconPof Hesap Silme

“Kadın ve Erkek Eşit Değil. Adam ve Kadın Eşittir. Dişi ve Erkek Eşittir.” – Cinsiyet Ayrımcılığı Var

Giriş: Farkında Olmadan Bu hatayı Yapıyoruz:

Bu yazıyı yazmaya başlamadan önce kendime baktım. Günlük konuşmalarımı, mesajlarımı, sosyal medya paylaşımlarımı şöyle bir süzdüm. Fark ettim ki ben de bu hatayı yapıyorum. “Kadın ve erkek eşitliği” diyorum mesela. Ya da “erkekler şöyle, kadınlar böyle” diye cümleler kuruyorsunuz. Hiç düşünmeden, hiç sorgulamadan. Oysa farkında olmadan ayrımcılık yapıyormuşuz. Nasıl mı? Devam edelim… Ama önce bir örnek verelim hem de internetin kütüphanesinden geliyor:


Balık Baştan Kokar. Atasözünü hatırlayın.

Atalar ne demiş: “Balık baştan kokar, imam osurursa cemaat sıçar.” Kaba ama doğru. Kurumlar, tabelalar, yazı metinleri, şirket yazıları, hatta dil derneklerine varana dek “kadın ve erkek” dedikçe, halk da bunu normal sanıyor. Sorgulamıyor. Çünkü “doğrusu budur herhalde” diyor.

Peki doğrusu bu mu? Gelin beraber bakalım.


Hata Yapanlardan Kısa Bir Derleme

Arama motoruna “kadın ve erkek” yazıyorum. Karşıma çıkanlara bakın:

  • Vikipedi: “Toplumsal cinsiyet eşitliği, erkek ve kadının kamusal ve özel yaşamın tüm alanlarına eşit ve yetkinleştirilmiş şekilde katılımını ifade eden bir insan…”
  • Ekşi Sözlük:Kadın ve erkek aynı değillerdir dolayısıyla matematiksel olarak düşünülünce eşit oldukları söylenemez…”
  • Sorularla İslamiyet: “Hem Allah, kadın erkek ayırmadan…”
  • Çimsa (şirket): “Toplumsal cinsiyet eşitliği en basit tanımı ile kadınların ve erkeklerin hayatın her alanına eşit olarak katılabilmelerine olanak sunulmasıdır.”
  • Kadının İnsan Hakları Derneği:Kadın ve erkek eşitliğini fiilen sağlamak için Taraf Devletlerce alınacak geçici ve özel önlemler…”

Ortak nokta ne? Hepsi “kadın ve erkek” diyor. Hiçbiri “adam ve kadın” demiyor. Hiçbiri “dişi ve erkek” demiyor.

Peki bu neden bir sorun?


Dilin İçine Gizlenmiş Eşitsizlik

Türkçede üç farklı kelime grubumuz var:

  • Dişi ve Erkek: Biyolojik cinsiyet. Hayvanlar, bitkiler, insan dahil tüm canlılar için. Tıbbî ve teknik bağlamda kullanılır.
  • Kadın ve Adam: Toplumsal statü. Yetişkin, saygıdeğer birey. Sosyal hayatta, medyada, hitapta ve sokakta esas olan budur.
  • Kız ve Oğlan: 18 yaş altı çocuklar. Çocuk olmak başlı başına bir statüdür, en kıymetlisidir.

Şimdi dikkat: Yukarıdaki tüm kurumlar “kadın” (statü) ile “erkek” (biyoloji) kelimelerini yan yana koyuyor. Yani birine statü verirken diğerini biyolojik canlı seviyesinde bırakıyor. Bu, farkında olmadan yapılan bir ayrımcılıktır.

Doğru kullanım şudur:

GrupBiyolojik BağlamToplumsal Bağlam
Çocuk (0-17)Kız çocuğu / Oğlan çocuğuÇocuk Birey
Genç Yetişkin (18+)Dişi (tıbbi) / Erkek (tıbbi)Genç Kadın / Genç Adam
Yetişkin (genel)Dişi (tıbbi) / Erkek (tıbbi)Kadın / Adam

Özet: “Kadın ve erkek eşitliği” demek, birini statüye diğerini biyolojiye hapsetmektir. Doğrusu ya “kadın ve adam eşitliği” ya da “dişi ve erkek eşitliği” olmalıdır.


“Adam” Statüsü Verilmeyen Canlı

Sosyal medyada bu ayrım iyice su yüzüne çıkıyor. Kadına “hanımefendi” denirken erkeğe “herif” deniyor. Kadına saygıda kusur edilmezken, adama biyolojik canlı muamelesi yapılıyor. “Erkek adam” gibi garip bir kalıp bile türemiş. Sanki “erkek” yetmiyor, üstüne “adam” olması için ekstra çaba göstermesi gerekiyor.

Adam ve dişi eşitliği demek garip değil mi? Ve işte kadın ve erkek demek de bu kadar tuhaftır anlayabilene.

Oysa bir yetişkin zaten adamdır. Doğuştan gelen biyolojisiyle değil, varlığıyla, duruşuyla, insanlığıyla. Veya sadece 18 üstünde bir erkek olmasıyla. Onaya ihtiyaç duymaz bu. Tıpkı 18 üstü birinin otomatikman kadın olması gibidir.


Fakirlik Kıskacı ve Duygusal Kölelik

Türkçe sosyal medyada erkeğe yönelik bir başka baskı daha var: Ekonomik gücü olmayan “adam” sayılmıyor. “Parası yoksa konuşmasın” kültürü, algoritmanın da yardımıyla yayılıyor. İlişki içeriklerinde erkek her koşulda hatalı, her koşulda borçlu gösteriliyor. Kadının hatası olsa bile erkeğin “anlayış göstermesi”, “alttan alması”, hatta “köle olması” bekleniyor. Aynı durum kadınlar için de farklı bağlamlarda maalesef yaşanıyor. Birileri ısrarla sizin onaylanmanız gerektiğini ima ediyor. Bu manipülasyona dikkat!

Bu içerikler milyonlarca kez izleniyor, paylaşılıyor. Algoritma da “bu tutuyor” sanıp daha fazlasını öne çıkarıyor. Sonuç: Duyguları geçersiz sayılan, sürekli suçlu ilan edilen, ekonomik değeri kadar sevgi gören bir kitle yaratılıyor. Kadın veya Adam fark etmiyor. Bu şiddet her iki cinse tüm statülerde uygulanıyor.


Ne Yapabiliriz?

  • Önce kendimizden başlayalım. “Kadın ve erkek” demek yerine “kadın ve adam” ya da “dişi ve erkek” demeyi deneyelim. İlk başta tuhaf gelecek, alışacak mıyız? Evet, dil alışkanlıktır. Değişir.
  • Çocuklara saygıyı eksiltmeyelim. 18 yaş altına “kız” ve “oğlan” demek saygısızlık değil, yaşının hakkını vermektir. Çocuk olmak eksiklik değil, başlı başına bir değerdir.
  • Algoritmayı beslemeyelim. Ayrımcı dil kullanan, erkeği aşağılayan, duygusal şiddeti romantize eden içerikleri izlemeyelim, paylaşmayalım, beğenmeyelim ve okumayalım!
  • Tabelalara, resmî metinlere dikkat edelim. “Kadın-erkek eşitliği” yazan bir afiş gördüğümüzde bunun farkında olmadan yapılan bir ayrımcılık olduğunu bilelim. Düzeltmek elimizde. Uyaralım kibarca.

Son Uç

Bu yazı bir suçlama değil, bir farkındalık çağrısıdır. Hepimiz aynı hatayı yapıyoruz. Ben de yapıyorum belki farkında olmadan ama her zaman düzeltmek için elimden gelenin en iyisini de yapıyorum. Ama mesele hatayı fark etmek ve düzeltmeye niyet etmek.

Adam ve kadın eşittir.
Dişi ve erkek eşittir.

Ama (Kadın ve erkek eşit değildir.)

Dilimizi düzeltirsek, zihnimiz de düzelir.

Esenlikler.

Yorum yapın