(Ailesi “Saçını siyaha mı boyadın?” diye iki kere soran 45 Yaşındaki Adamın Gerçek Hikayesi)
Merhaba, ben bu yazıyı yazan ve aynı zamanda bu deneyi bizzat kendim üzerinde yapan 45 yaşındaki kişiyim. Bu yazıyı sosyal medyada açıkladığım yorumlardan gelen mesajlar üzerine oluşturmaya karar verdim. Daha önce de bizzat test ederek denediğim ve başarı elde ettiğim deneylere dayanarak yazılar ekliyorum. Yaklaşık bir yıl önce saçım iyice hızlanan bir beyazlamayla tepem neredeyse tamamen gri-beyaz bir görünüme kavuşmuştu. Bu durumdan hiç hoşlanmadım. Vitamin ve stres ile dökülme de eşlik edince… Tıraş makinesini aldım ve bir kış günü saçımı sıfıra vurdum. dört kez üst üste, jiletle kazıdım.
Aslında hikaye bundan çok daha önce, yaklaşık 3 yıl evvel, çörek otu yağı takviyesine başlamamla yavaş yavaş gelişmeye başlamıştı. Çörek otunu çoçukluğundan beri kullanan S.Ö.İ adındaki tiyatrodan arkadaşımdan duydum. O benden birkaç yaş daha büyük olmasına rağmen saçnda tek tük beyazlar var. Onu genetik yapısı vs derken çörek otunu bizzat denemeye karar verdim. O dönemde sakalımda ve kaşlarımda çıkan beyaz kılları yolduğumda, yeniden çıkan kılların köklerinin koyu, normal ve sağlıklı bir şekilde büyüdüğünü fark ettim. Bu gözlem, bende “Acaba bu süreç geri döndürülebilir mi?” sorusunu uyandırdı.
Bunun üzerine, saçımı kazıttıktan sonra disiplinli bir şekilde şu adımları uygulamaya başladım:
- Doktor kontrolünde B12 vitamini oral takviyelerle, seviyemi 6’dan 701’e çıkardım. (olumlu etkileri çoktu)
- D vitamini seviyemi 21’den 54’ye yükselttim. (moralim yükselirken anlayışım arttı ve stresim azaldı) D vitamini güneşten almak en iyisi yoksa takviye gerekiyor. Böylece hayat neşeniz de artıyor. Özellikle benim gibi evde çalışan tayfa çok dikkat etsin buna.
- Her gün düzenli olarak çörek otu yağı kapsülü kullanmaya devam ettim. (Zaman zaman bıraktığımda beyazlamanın yeniden başladığını gözlemliyorum.) İçeriği değerli maddeler ile doludur. Faydalarını aratınız. Yine de doktorunuza kan tahlili yaptırarak takip ediniz.
- Beslenmemi sebze ve meyve ağırlıklı hale getirdim, işlenmiş gıda tüketimine de dikkat ettim, eksik beslenmeden kaçındım.
- Ve en önemlisi: Bilgisayar başında çalışırken, sıfır numara kafama sıcak tonlu bir sarı ışık ( Selife daire lamba) tuttum. Bunu günde saatlerce bilgisayarda çalışırken, haftalarca yaptım. Kendimi “güneş altındaymış” gibi hissettim, moralim düzeldi ve stresim azaldı.
Peki sonuç? Bir yıl sonra tepem kapkara saçlarla doldu. Ailemin tepkisi ise şöyle oldu:
“Saçını siyaha mı boyattın?”
Bir yıl daha geçti, bir sabah yüzümü yıkadım, saçım ıslandı ve taradım. Aynı soruyu tekrar sordular:
“Saçın siyah olmuş yoksa boya mı yaptın?”
Hayır, boya değil. Su değdiğinde saçım parlak simsiyah bir renk alıyor, çünkü o, gerçek pigment.
İlginç Bir Gözlem: Dokunmanın ve Mutluluğun Gücü
Bu süreçte çok ilginç bir şey daha fark ettim: Saçımı kazıttıktan sonra, özellikle üst tepe bölgemdeki o “diken diken” kırpık saçlara elimi sürekli sürmekten, onları okşamaktan ve o hissin verdiği mutluluktan kendimi alamadım. Şimdi geriye dönüp baktığımda, en yoğun ve en koyu siyah saçların, en çok dokunduğum, dolayısıyla farkında olmadan en çok “masaj” yaptığım o tepe bölgemde çıktığını görüyorum. Yan ve arka kısımlara daha az dokunduğum için oralardaki saçların daha gri ve beyaza çalan olduğunu gözlemliyorum. Bu da bana, dokunmanın, sürtünmenin ve bu eylemin yarattığı pozitif duygunun da iyileşme-koyulaşma-eski rengine dönme sürecine katkıda bulunmuş olabileceğini düşündürüyor.
O günden beri kan tahlillerim düzenli, takviyelere ve sağlıklı (temiz) beslenmeye devam ediyorum. Artık saçım beyaza doğru gitmiyor, tam tersi giderek koyulaşıyor. Süreç öncesinde 5-6 yıl önceki eski iş arkadaşlarımla karşılaştığımda şu yorumu aldım:
“Hiç değişmemişsin ve resmen mumyalanmışsın!”
Peki bu bir mucize mi? Hayır, işin içinde bilim var.
Bilim Ne Diyor?
- Stres saçı beyazlatır ve stres bitince renk geri gelebilir (nadiren!)
Columbia Üniversitesi’nin 2021’de yayımladığı meşhur çalışma (eLife dergisi) tam olarak bunu kanıtladı: Stres altında saç telleri beyazlıyor, stres ortadan kalkınca bazı kişilerde aynı telde renk geri geliyor (repigmentation). Çalışmada, bir adamın sadece 2 haftalık tatille 5 saç teli tekrar renklenmişti.
Kaynak: https://elifesciences.org/articles/67437
(Martin Picard ve ekibi – saçları tek tek tarayıp stres dönemleriyle eşleştirdiler) - B12 eksikliği saçı beyazlatır, düzelince renk dönebilir
B12 eksikliğinde erken beyazlama çok sık görülür. Eksiklik giderildiğinde renk dönüşü bildirilmiş vakalar mevcut (nadir olsa da).
Kaynak örnek: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/3740873/ (1986’da yayımlanan klasik bir vaka – beyaz saçlar B12 tedavisiyle eski rengine döndü) - D vitamini eksikliği de rol oynar
D vitamini düşük olanlarda erken beyazlama daha sık görülür. Seviyeleri düzeltmek beyazlamayı yavaşlatabiliyor ve bazı vakalarda renk dönüşü bildirilmiş olsa da, bu konudaki kesin kanıtlar henüz zayıf. - Çörek otu yağı (Nigella sativa)
Antioksidan etkisi güçlüdür, grileşmeyi yavaşlatabilir; ancak tek başına saç rengini geri getirdiğine dair sağlam bilimsel kanıt yok. Daha çok cilt pigmentasyonu (vitiligo) üzerine çalışmalar mevcut. Benim kişisel deneyimim, özellikle yeni çıkan kılların renginde gözle görülür bir iyileşme olduğu yönünde. - Sarı ışık ve Dokunmanın Etkisi
Doğrudan UVB dalga boyu içermediği için melanin üretimini tetiklemez. Ancak sıcak ışık, sirkadiyen ritmi düzenleyerek kortizol (stres hormonu) seviyelerini düşürüyor ve insanı “güneş altındaymış” hissiyle rahatlatıyor. Moral yükselince stres azalıyor → melanin üretim kapısı aralanıyor.
Dokunma ve masaj ise muhtemelen iki şekilde etki etti: Birincisi, kafa derisindeki kan dolaşımını artırarak foliküllere daha iyi besin ve oksijen gitmesini sağlamış olabilir. İkincisi ve belki de daha önemlisi, bu dokunuşların yarattığı pozitif duygu ve mutluluk hali, stresi azaltarak dolaylı yoldan melanin üretimine destek oldu.
Bilimsel İtirazlar
- %95 ihtimalle saç rengi geri gelmez! Yaşlandıkça melanosit hücreleri ölür ve bir daha dirilmez. Benim durumum erken beyazlamaydı (stres + ağır vitamin eksikliği), o yüzden şanslı azınlıktayım. 45 yaşında olmam da bu bağlamda umut verici.
- “Soğan suyu, sarımsak, hindistan cevizi yağıyla saçım eski rengine döndü” diyenlerin %99’u ya kök uzattı ya da boyadı. Pigment yok olmuşsa geri gelmez.
- Sarı ışık masalı değil ama “sarı lamba tutarsan saçın siyah olur” diye pazarlamak da palavra. Sadece stres düşürmeye yarıyor.
- Zeytinyağı maskesi, ters durma, kuantum şifa vs. → sıfır bilimsel kanıt.
Sonuç
Evet, stres ve vitamin eksikliği kaynaklı erken beyazlama geri dönebiliyor (Columbia çalışması bunu ispatladı). Ben de bunu sıfır numara saç kafa deneyiyle bizzat yaşadım. Kişisel gözlemim, çörek otunun ve farkında olmadan yaptığım kafa derisi masajının/mutluluğunun da bu süreçte önemli bir rol oynadığı yönünde. Ancak bu, herkes için geçerli bir sonuç değil. 40-50 yaş üstü, genetik ve yaşlanma kaynaklı beyazlamalarda renk genellikle geri dönmüyor. Mevcut araştırmalar şimdilik böyle diyor.
İyi şeyler birleşince daha da iyi şeyler olur.
Eğer senin de saçların erken beyazlıyorsa, ilk işinkan tahlili yaptırmak olsun: B12 veD vitamini seviyeni kontrol et. Stresini azalt, beslenmeni düzelt. Belki farkında olmadan yapacağın bir masaj da işe yarayabilir. Belki sen de mumyalanırsın.
Deneyi yapan ve yazıyı yazan: Ben (45 Yaşında, Gerçek Kişi, Gerçek Hikaye)
Kaynaklar yukarıda, hepsi tıklanabilir.
Dikkat: Sağlık konusunda sadece doktorunuzun önerilerini dikkate alın. Düşüncelerinizi doktorunuz ile paylaşmaktan da çekinmeyin. Sağlığınız en değerli varlığınızdır. Saçınız da beden ve ruh sağlığınız için çok değerlidir.
Sağlıkla kal.